Şu an açık · bugün 09:00–21:00 3. kat · Ataşehir 0216 456 30 05

İlk terapi seansında neler konuşulur?

İlk seans bir tanışma ve değerlendirme görüşmesidir: neler sorulur, gizlilik nasıl işler, sizden ne beklenmez? Randevu öncesi tedirginliği azaltmak için adım adım bir çerçeve.

Terapi odasında küçük meşe sehpa üzerinde iki bardak su ve petrol mavisi kapaklı bir defter, arkada zümrüt yeşili koltuk

Terapiye başlamaya karar vermek çoğu zaman uzun bir iç tartışmanın sonunda gelir. Randevu alındıktan sonra ise yeni bir soru belirir: "Oraya gidince ne anlatacağım, nereden başlayacağım?" Üniversite öğrencileri ve genç yetişkinlerle yaptığım ilk görüşmelerde bu tedirginliği sık sık görüyorum. Kimi danışan kapıdan girerken özür diler gibi "Aslında çok büyük bir sorunum yok" der, kimi söyleyeceklerini kâğıda yazıp gelir. İkisi de son derece anlaşılır.

Bu yazıda ilk seansın genellikle nasıl ilerlediğini, hangi konuların konuşulduğunu ve sizden nelerin beklenmediğini anlatmak istiyorum. Her terapistin ve her yaklaşımın çalışma biçimi biraz farklıdır; aşağıdakiler pek çok danışmanlık merkezinde benzer şekilde işleyen genel bir çerçeve.

Randevuya gelmeden önce

İlk görüşmeye hazırlanmak için yapmanız gereken özel bir şey yok. Terapist orada doğru cümleleri kurmanızı beklemek için değil, sizi olduğunuz haliyle dinlemek için bulunur. Yine de bazı kişiler aklındakileri birkaç maddeyle not etmeyi rahatlatıcı buluyor. Not almak isterseniz şu sorular yol gösterebilir:

  • Neden şimdi destek almak istiyorum? Son dönemde ne değişti?
  • Beni en çok zorlayan durum, düşünce ya da duygu hangisi?
  • Daha önce terapi ya da psikiyatrik destek aldım mı, bu deneyimden aklımda neler kaldı?
  • Kullandığım ilaçlar ve bilinen bir sağlık sorunum var mı?
  • Bu süreçten ne bekliyorum, neyin değişmesini isterim?

Bu soruların hiçbirine net bir cevabınız olmayabilir. Bu da konuşulacak bir şeydir. Yüz yüze görüşmelerde birkaç dakika erken gelmek, bekleme alanında nefes almak için zaman tanır. Online görüşmelerde ise başkalarının duyamayacağı, bağlantının sabit olduğu bir oda ve kulaklık işinizi kolaylaştırır. Arabada ya da kalabalık bir kafede görüşmek mümkün olsa da kendinizi rahatça ifade etmenizi zorlaştırabilir.

İlk görüşmenin amacı: tanışmak ve resmi birlikte görmek

İlk seans çoğunlukla bir tanışma ve değerlendirme görüşmesidir. Terapist sizi buraya neyin getirdiğini ve bunun hayatınızın hangi alanlarını etkilediğini anlamaya çalışır. Siz de karşınızdaki kişiyle çalışıp çalışamayacağınızı, kendinizi anlaşılmış hissedip hissetmediğinizi tartarsınız. Bu görüşmenin amacı hemen çözüm üretmek ya da en zor konulara bir anda girmek değildir.

Terapi ilişkisinde güven ve uyum önemli bir yer tutar. Terapistin sesi, soru sorma biçimi, odanın havası, hatta görüşmenin temposu bile bu ilk izlenimin parçasıdır. İlk görüşmenin sonunda "Bu kişiyle konuşabilirim" duygusu oluştuysa iyi bir başlangıç yapılmış demektir. Oluşmadıysa bunu söylemek de sürecin doğal bir parçasıdır.

Seans süresi merkezden merkeze değişmekle birlikte bireysel görüşmeler genellikle 45 ile 50 dakika sürer. İlk görüşme bazen biraz daha uzun planlanabilir.

İlk seansta hangi konular konuşulur?

Sorular sohbetin akışı içinde gelir; bir anket doldurur gibi sırayla ilerlemez. Yine de çoğu ilk görüşmede şu başlıklara değinilir:

  1. Başvuru nedeni: Sizi şimdi destek almaya yönelten şey ve bunun gündelik hayatınıza etkisi.
  2. Yakınmaların öyküsü: Zorlandığınız durum ne zamandır var, ne sıklıkla ortaya çıkıyor, zaman içinde nasıl değişti.
  3. Günlük yaşam: Uyku, iştah, enerji, okul ya da iş düzeni, boş zaman ve sosyal ilişkiler.
  4. Kişisel ve ailesel öykü: Büyüdüğünüz ortam, aile ilişkileriniz, hayatınızdaki önemli dönüm noktaları.
  5. Sağlık bilgileri: Fiziksel rahatsızlıklar, kullandığınız ilaçlar, alkol ve madde kullanımı.
  6. Destek kaynakları: Zor zamanlarda kime yaslandığınız, sizi neyin iyi hissettirdiği.
  7. Güvenlik: Kendinize zarar verme düşünceleri gibi konular rutin olarak sorulabilir. Bu sizin hakkınızda bir yargı değil, özenli bir değerlendirmenin parçasıdır.
  8. Beklentiler: Terapiden ne umduğunuz ve neyin değişmesini istediğiniz.

Hazır hissetmediğiniz bir konuyu anlatmak zorunda değilsiniz. "Bunu şimdilik konuşmak istemiyorum" demek tamamen geçerli bir cümledir ve iyi bir terapist bu sınıra saygı gösterir. Bazı konular ancak güven oluştuktan sonra konuşulabilir; bu da sürecin olağan bir parçasıdır.

Siz de soru sorabilirsiniz. Terapistin eğitimi, hangi yaklaşımla çalıştığı, sizin yaşadığınız türden konularla ne kadar çalıştığı ya da seansların nasıl yapılandırılacağı merak ettiğiniz şeylerse sormaktan çekinmeyin.

Gizlilik, sınırlar ve pratik konular

İlk seansta mutlaka konuşulması gereken başlıklardan biri gizliliktir. Seanslarda anlattıklarınız gizli tutulur ve izniniz olmadan üçüncü kişilerle paylaşılmaz. Bununla birlikte gizliliğin bazı sınırları vardır: sizin ya da başka birinin hayatı ciddi bir tehlike altındaysa veya yasal bir zorunluluk doğduğunda terapist gerekli adımları atmakla yükümlüdür. Bu sınırların baştan, açık bir dille anlatılması gerekir.

Aynı görüşmede şu pratik konular da netleşir:

  • Seansların süresi ve sıklığı,
  • İptal ve erteleme koşulları,
  • Ücret ve ödeme biçimi,
  • Seans dışında iletişimin nasıl kurulacağı,
  • Kişisel verilerinizin nasıl saklandığı, bunlara ilişkin bilgilendirme ve onam formları.

18 yaşından küçük danışanlarla yapılan görüşmelerde ebeveynle neyin paylaşılıp neyin paylaşılmayacağı da baştan konuşulur. Genç yetişkinlerde bazen terapi ücretini aile karşılar, ama danışan yetişkindir; bu durumda da seans içeriği danışanın onayı olmadan aileyle paylaşılmaz.

İlk seansın ardından neler olur?

İlk görüşmeden çıkan kişiler çok farklı şeyler hissedebilir. Kimisi uzun süredir içinde tuttuğunu dile getirmenin rahatlığını yaşar, kimisi yorgun ve biraz sarsılmış hisseder. Bazıları ise "Bu kadar mı, hiçbir şey değişmedi" diye düşünür. Bunların hepsi olağandır. İlk seans bir başlangıçtır, değişimin kendisi değil.

İlk görüşmeden sonraki birkaç gün içinde aklınıza yeni şeyler gelebilir: söylemeyi unuttuğunuz bir ayrıntı, sorulan bir sorunun ardından uyanan bir anı ya da beklemediğiniz bir duygu. Bunları kısaca not edip bir sonraki seansa getirebilirsiniz. Terapi yalnızca odada geçen elli dakikadan ibaret değildir; görüşmeler arasında fark ettikleriniz de sürecin önemli bir parçasıdır.

Çoğu zaman ilk bir ila üç görüşmenin sonunda terapist sizinle birlikte bir çerçeve çizer: hangi konular üzerinde çalışılacağı, hangi yaklaşımın uygun olabileceği ve görüşmelerin ne sıklıkla yapılacağı. Başlangıçta genellikle haftalık görüşmeler önerilir; ilerleyen dönemde bu sıklık birlikte gözden geçirilir.

Bazen değerlendirme sonunda başka bir yönlendirme gerekebilir. Belirtiler yoğunsa psikiyatri hekimi değerlendirmesi önerilebilir; konunun başka bir uzmanlık alanına daha yakın olduğu düşünülürse ekipte farklı bir uzmanla çalışmanız uygun görülebilir. Bu bir geri çevrilme değil, size uygun desteği bulma çabasıdır.

Terapistle aranızda bir uyum oluşmadıysa bunu söylemek kabalık değildir; sizin için doğru desteği aramanın bir parçasıdır.

Sık sorulanlar

İlk seansta ağlarsam ne olur?

Hiçbir şey olmaz; terapi odasında ağlamak çok sık rastlanan bir durumdur. Peçete her zaman el altındadır ve ara vermek isterseniz bunu söyleyebilirsiniz. Duygularınızın görünür olması, konuşulan şeyin sizin için ne kadar önemli olduğunu gösterir.

Ne anlatacağımı bilmiyorsam yine de gelebilir miyim?

Evet. "Neden geldiğimi tam bilmiyorum ama bir şeyler yolunda gitmiyor" demek de iyi bir başlangıçtır. Konuşmanın yönünü bulmanıza terapist sorularıyla yardımcı olur.

Terapi kaç seans sürer?

Bunun tek bir cevabı yoktur. Süre; başvuru nedenine, hedeflere, kullanılan yaklaşıma ve kişinin kendi temposuna göre değişir. İlk görüşmelerden sonra birlikte bir çerçeve belirlenir ve süreç düzenli aralıklarla gözden geçirilir.

Paylaş WhatsApp LinkedIn X Facebook
Yazar · 301 Eşik

Ece Tunalı

Psk. Dan.

Genç yetişkinler ve üniversite öğrencileriyle çalışıyor; merkezin ücretsiz ön görüşmelerini yürütüyor.

Ece Tunalı ile randevu talebi